Alkali ile Tanışma
Sonra beslenme ile ilgili yazılar okumaya başladım. Su içsem yarıyordu evet bu doğru kalitesiz içtiğiniz su dahi kilo almamıza sebep olabiliyor: Alkali suyu keşfettim.
Yediklerim konusunda seçici olmama, midemi çöp kutusu gibi doldurmamaya özen göstermeme rağmen sabahları yataktan çıkamama problemime cevap bulamıyordum : Alkali beslenmeyi keşfettim.
4-5 yıl önce Bodrum'da bir gece televizyon izlerken bir belgesele rast geldim. Bir kanalda fastfood ve tavuk yetiştiriciliği ile ilgili yaklaşık 2 saat süren bu belgesel hayatımın geri kalanını değiştirdi. Tavuk etinin faydasından çok zararı olduğunu, fastfoodlardaki hamburger köftesini 3 hafta balkonda bekletseniz dahi bozulmayacağı gibi tüm beslenme alışkanlıklarımı değiştirmeme sebep olan bilgiler öğrendim.
Aslında hepimizin vücudu alkali olarak yaratılmış. Yani hücrelerimizin sağlıklı bir şekilde yola devam edebilmeleri için gereken tek şey onlara alkali bir ortam verebilmemizdir. Sebzeler vücudumuzu alkali yapan mucizelerdir. Kırmızı etle hiçbir zaman aramız iyi olmamıştı. İzlediğim o belgeselden sonra da tam 4 yıldır tavuk eti yemiyorum daha doğrusu yiyemiyorum.
Denizden ne çıksa yerim!
Asitlenmeye katkıda bulunan doymuş yağları sebebiyle diğer hayvansal etler yerine, vücudumdaki asitleri temizleyen, Omega 3 kaynağı, doymamış yağ deposu balık en favori besinimdir.
Yıllarca her bahar 3 ay, kilomu 3-5 kilo aşağı indirebilmek için diyetisyene başvururken artık ne yersem ne kadar yersem yiyeyim kilomda hiç bir artış olmuyor. Ben her zaman 3 kilo versem ne iyi olur desem de vücudum olması gereken, kendini yağ ve kas ağırlığı açısından en iyi hissettiği kiloda kalmayı başarıyor.
Yıllarca her bahar 3 ay, kilomu 3-5 kilo aşağı indirebilmek için diyetisyene başvururken artık ne yersem ne kadar yersem yiyeyim kilomda hiç bir artış olmuyor. Ben her zaman 3 kilo versem ne iyi olur desem de vücudum olması gereken, kendini yağ ve kas ağırlığı açısından en iyi hissettiği kiloda kalmayı başarıyor.
Vücudumuzda fazla asitlenme varsa ne kadar diyetisyenlere de gitsek, ne kadar diyet kitapları da bitirsek bilakis kendi bedenimiz yağ dokularımızı kaybetmemize mani olur.
Bu şu demek; kilo almak = asitlenme.
Yağ hücrelerimiz aslında bizi korumak için varlar. Yani diyetisyenlere gidip, mevsimsel olarak düşük kalorili beslenip ve egzersiz yaparak verdiğimiz kilolar (yağlar) normal düzene döndüğümüzde asitlenme sebebiyle kolayca eski yerlerine gelirler. Durum bu kadar basit, tek suçlu var o da asit!
Yaş aldıkça kilo vermemizin zorlaşmasının sebebi de metabolizmamızın asitlenmeyle baş edecek gücünün azalmasıdır.
Çok uzun zamandır yeme şeklimde bir denge oluşturdum. Yani bugün canım mantı istiyorsa tabi ki yiyorum ama o akşam yemeğinde ya da akşam yemişsem ertesi gün alkali beslenmeye, yeşil salata ve sebze yemeğe özen gösteriyorum.
Yaş aldıkça kilo vermemizin zorlaşmasının sebebi de metabolizmamızın asitlenmeyle baş edecek gücünün azalmasıdır.
Çok uzun zamandır yeme şeklimde bir denge oluşturdum. Yani bugün canım mantı istiyorsa tabi ki yiyorum ama o akşam yemeğinde ya da akşam yemişsem ertesi gün alkali beslenmeye, yeşil salata ve sebze yemeğe özen gösteriyorum.
Yemek yemeyi seviyorum, biliyorum ki kibrit kutusu kadar peynir diyetleri bana göre değil. Türk mutfağının lezzetlerinden hiç birşey beni mahrum bırakamaz. Formül dengeyi oluşturmaktan geçiyor.
Tabi ki doğru beslenirken doğru su içmek de bir o kadar önemli. Hatta benim için en önemlisi. Suyu alkali hale getirmenin pek çok formül var. En yaygını da suya karbonat koymak. Bununla ilgili fazlası böbrekler için iyi değil gibi söylemler var. Eğer bir alkali cihazınız yoksa 1 litre suya yarım çay kaşığı kadar karbonat koymak yeterli olacaktır. Canlandırılmış su içtikten birkaç dakika sonra vücudun enerjisi yükselir. Alkali su diyabet, astım, kabızlık, kolesterol, yüksek tansiyon, kuru cilt, akne, zamanından önce oluşan kırışıklıklar, kilo kontrolü, ödem, yorgunluk ve eklem ağrısı gibi pek çok rahatsızlığa iyi gelebilmektedir.
İşi abartmadan, fazla takıntı haline getirmeden alacağımız, imkanlarımız ölçüsünde yapacağımız ufak önlemler daha uzun süre hastalıklarla karşılaşmadan yaşamamıza olanak sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Tabi ki doğru beslenirken doğru su içmek de bir o kadar önemli. Hatta benim için en önemlisi. Suyu alkali hale getirmenin pek çok formül var. En yaygını da suya karbonat koymak. Bununla ilgili fazlası böbrekler için iyi değil gibi söylemler var. Eğer bir alkali cihazınız yoksa 1 litre suya yarım çay kaşığı kadar karbonat koymak yeterli olacaktır. Canlandırılmış su içtikten birkaç dakika sonra vücudun enerjisi yükselir. Alkali su diyabet, astım, kabızlık, kolesterol, yüksek tansiyon, kuru cilt, akne, zamanından önce oluşan kırışıklıklar, kilo kontrolü, ödem, yorgunluk ve eklem ağrısı gibi pek çok rahatsızlığa iyi gelebilmektedir.
İşi abartmadan, fazla takıntı haline getirmeden alacağımız, imkanlarımız ölçüsünde yapacağımız ufak önlemler daha uzun süre hastalıklarla karşılaşmadan yaşamamıza olanak sağlayacaktır diye düşünüyorum.
deniz
Yorumlar
Yorum Gönder