Vejetaryen Yaşam ve Kolajen

 

  

 Vejetaryen Yaşam ve Kolajen




Yaklaşık yedi yıldır vejetaryen olarak besleniyorum. Bu süreç aslında bir anda değil kademeli olarak benim hayatıma yerleşti. Çocukluğumdan beri kırmızı, büyük parçalı etlere karşı hep mesafeliydim fakat köfte ya da kıymalı ev yemeklerini yiyebiliyordum.

Sonra bir gün, bir otel odasında izlediğim bir belgesel ile hayatımdan tavuk etini çıkarttım. Bunu kırmızı et ve 1-2 sene sonrasında da deniz ürünleri takip etti. Bu süreçte beslenme şeklimin sağlığım üzerindeki etkilerini de yakından gözlemleme fırsatı buldum. Bitkisel bazlı beslenmenin bana enerji verdiğini, sindirim sistemimi rahatlattığını, kişilik olarak daha sakin, öfkesini kontrol edebilen birine dönüştüğümü ve genel olarak daha hafif hissettirdiğini söyleyebilirim. Ancak, vejetaryen veya vegan beslenmenin bazı besin maddelerinin alımında ekstra dikkat gerektirdiğini de unutmamak gerekiyor. Bunlardan biri de kolajen.

Günümüzde daha sağlıklı yaş alma ve etik beslenme anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte, vegan ve vejetaryen beslenme tercih edenlerin sayısı gittikçe artıyor. Fakat hayvansal kaynaklı bir protein olan kolajen bu beslenme düzenlerinde doğal olarak eksik kalabiliyor. Kolajen tam olarak nedir, vücutta ne işe yarar bunun üzerine epey okudum, videolar izledim ve kendi beslenme düzenimde kolajeni bir şekilde eksik etmedim.  

Kolajen Nedir ve Vücutta Ne İşe Yarar?

Kolajen, vücudumuzdaki en bol bulunan proteindir ve aynı zamanda bağ dokularımızın da temel yapı taşıdır. Cilt, saç, tırnaklar, kemikler, kaslar, eklemler, tendonlar ve bağlarda önemli bir rol oynar. Yaş aldıkça vücudumuzdaki kolajen üretimi azalır, bu da cilt elastikiyetinde kayıplara, minik çizgilere, eklem ağrılarına ve kırılgan tırnaklara sebep olabilir. Tabi tüm bunların yanında bağırsak sağlığı ve kalp sistemi için de kolajen oldukça önemlidir.

Bahsettiğim gibi kolajen ağırlıklı olarak hayvansal gıdalarda bulunuyor. Kırmızı et, tavuk, balık ve kemik suyu gibi gıdalar kolajen açısından zengin olsa da, vejetaryen ve vegan bireyler bu kaynaklardan faydalanamıyor. Peki bizler nasıl besleneceğiz?  Aslında vücudumuz kolajeni doğrudan almak yerine, belirli amino asitlerden sentezleyebiliyor. Bu noktada, bitkisel beslenenler için önemli olan şey, kolajen üretimini destekleyecek besinleri tüketmektir.

Vegan ve Vejetaryenler Kolajen Üretimini Nasıl Destekleyebilir?

Vejetaryen veya vegan bir beslenme düzeninde kolajen sentezini artırmak için yer verilecek olan besinler sanılanın aksine aslında çok da kolay ulaşılabilen besinlerdir.

Kolajen sentezi için C vitamini önemli bir faktördür. Brokoli, kivi, portakal, limon, çilek, biber ve greyfurt tüketmek vücutta kolajen üretimini destekler.

Bir diğer olmazsa olmaz kaynak ise amino asitlerdir. Kolajen üretimini destekleyen amino asitleri içeriğinde barındıran mercimek, bezelye, fasulye, kakao, mantar, kinoa, chia, ıspanak, kuşkonmaz, kabak çekirdeği gibi her gün evlerimizde bulabileceğimiz besinler güçlü bitkisel protein kaynaklarıdır. Bunun yanı sıra tercihe göre yine evde yapılabilen tofu da güzel protein kaynağıdır. Tadı benlik değil ama belki zamanla ona da alışırım.

Bakır ve çinko minerallerini içeren gıdalar da kolajen üretimini destekler. Örneğin, kakao, badem, susam, kabak çekirdeği, keten tohumu gibi besinler de hepimizin mutfağında bulunan, kolayca ulaşabileceğimiz gıdalardır.

Tabi son yıllarda gıda takviyelerinden, kozmetik ürünlere, şampuanlardan sakızlara kadar her şeyin içinde görmeye başladığımız hyaluronik asit de cildin ve özellikle de eklemlerin sağlığını destekler. Turunçgiller, tatlı patates ve benim hep mesafeli kaldığım soya ürünleri doğal hyaluronik asit kaynakları arasındadır.

Vücudumuzda yeteri kadar kolajen olmadığında ciltte kuruluk, kırışıklık, cilt elastikiyetinin azalması ve ince çizgilerin oluşumu başlar. Bunun yanı sıra saç ve tırnak sağlığı da olumsuz yönde etkilenebilir. Eklem ağrıları artabilir ve bağışıklık sistemi bağ dokuları güçsüzleştiğinden dolayı zayıflayabilir.

Doğada olan, doğanın bize verdiği besinleri dengeli ve bilinçli olarak yaşam rutinimize eklediğimizde pek çok vitamin, mineral ve kolajeni de vücudumuza alabiliriz. Doğanın mucizesini hiç hafife almamak gerek. Dengeli ve besleyici bir beslenme düzeni ile kolajen sentezine yardımcı olacak vitamin ve mineralleri yeterli bir şekilde almak mümkün. Eğer siz de benim gibi bitkisel kaynaklı besleniyor ya da vejetaryen beslenme düzenine geçmeyi kendinize yakın buluyorsanız tüm bu besinleri günlük beslenme rutininize planlı bir şekilde ekleyerek kolajen üretimini destekleyebilirsiniz.

Keyifli ve sağlıklı bir yaşam dilerim!

deniz

 

Yorumlar