Dijital Minimalizm / Daha Az ile Daha Fazlasını Yaşamak
Günümüz yaşantısında ya da trendlerinde teknoloji
hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bu yeni yaşam tarzımızda hemen
hemen hepimizin akıllı telefonlar, sosyal medya ve sürekli bildirimlerle
çevrili bir yaşantımızın oluşmaya başladı. Bu durum bizlere dikkat dağınıklığı
ve beraberinde zihinsel yorgunluğu da getirdi. Bu noktada devreye şimdilerde
dünyada çok da popüler olmaya başlayan dijital minimalizm kavramı/sözü girdi. Sürekli
telefona bakma isteğim ile işe konsantre olamama, gece geç uyumaya başlama ve
dolayısıyla sabahları enerjik uyanamamaya başlayınca dijital minimalizm nedir merak
ettim ve bunu hayatıma nasıl adapte edebilirim diye planlama yaptım.
Hayatlarında dijital minimalizmi uygulamaya başlayan kitle,
bunu kısaca dijital araçları bilinçli ve sınırlı bir şekilde kullanarak, daha
anlamlı bir yaşam kurmayı amaçlayan bir yaşam felsefesi olarak tanımlıyor. Bu
yaklaşım, teknolojiyi tamamen reddetmek anlamına tabi ki gelmiyor. Bu yalnızca
hayatımıza gerçekten katkı sağlayan araçları kullanmayı destekliyor.
Hayatımda dijital minimalizm uygulayarak 3 konuda kendimi
daha rahat hissedebileceğimi fark ettim.
1. Odaklanmam Artacak
Sürekli gelen whatsapp ya da instagram gibi uygulamalardan
aldığım bildirimler bir işi yaparken dikkat süremi ciddi şekilde azaltıyor.
Dijital minimalizm, gereksiz uygulamaları hayatımdan çıkararak, gerekli
olduklarını ya da eğlendiğimi düşündüklerim için de kendime belirli bir saat
aralığı koyduğumda odaklanma becerimin gelişmesini sağlayacak.
2. Zihinsel Yorgunluğum Azalacak
Gün boyu ekran karşısında geçirdiğim zaman, farkında olmadan
hayatımı çalıyor, hiçbir işe vaktim kalmıyor ve beni tükenmiş hissettiriyor.
Daha az dijital uyaran, benim için daha sakin bir zihin ve daha huzurlu bir
yaşam anlamına gelecek. Daha fazla doğada ve hayatın içinde olma hissi her
zaman iyi gelmiştir.
3. Zaman Kazandıracak
Gün içinde, sadece sosyal medyada geçirdiğim sürenin 2-3
saat olduğunu düşündüğümde, bu zamanı üretkenlikten uzak kalarak geçirdiğimi
fark ettim. Üretkenlik yaşam kalitesini artıran ve dolayısıyla yaratıcılığımı
geliştiren en önemli faktörlerden benim için.
Nasıl Yaptım, Neler Yaptım?
Uygulama Temizliği
Çok sık kullanmadığım hatta 2 aydır hiç açmadığım ama
arkadan bana sürekli olarak uyarı vermekten vazgeçmeyen uygulamaları sildim. Yalnızca
işime yarayan, iş hayatımda kullandığım ya da beni eğlendiren veya geliştiren
uygulamaları bıraktım.
Bildirimlerin Çoğunu Kapattım
Silmediğim bazı uygulamaların da gereksiz bildirimlerini
kapatarak gün içinde daha az dış uyarana maruz kaldım. Daha az bölündüm ve
saatlerimi daha verimli kullanmaya başladım.
Sosyal Medya Süresimi Sınırladım/Sınırlıyorum
İşimin büyük bir kısmı sosyal medyada. Sosyal medya
araçlarını kullanarak gün içinde sürekli olarak rakip gördüğüm markaları takip
ediyor, müşteri potansiyelimin ihtiyaçlarını gözlemliyor ya da dünyadaki
yeniliklerin neler olduğu üzerine araştırmalar yapıyorum. Bu işin tam orta
yerinde konumlanmama rağmen uygulama kullanım sürelerimi sınırlamaya başladım. Sosyal medya bağımlılığı diye bir şey
gerçekten var.
Eski Alışkanlıkları Hayatıma Tekrar Dahil Ettim
Ahh o analog günler. Dijitalden dinlemek yerine tekrar elde tutarak,
kağıtları çevirerek kitap okumaya başladım. Günde en az 30 sayfa hedefi koydum
kendime ve 1 ay için en az 3 kitap. Bu, işler güçler bitince telefonu elime
alma süremi biraz azalttı. Bu arada arabada bir yere giderken güzel müzik yoksa
tabi ki dijital uygulamaları açıyorum ve kitap ya da pod cast dinliyorum.
Gerçeğini yaptığım için bunu yapmak kendime verdiğim bir ödül gibi de
hissettirdi. Eskiden hafta içi her sabah,
güneş ya da kar fark etmeksizin deniz kenarına gidip bir 45 dakika yürüyüş rutinim
vardı. Fakat ne yazık ki uykumu alamadan uyandığım için sabahları yürüyüş
yapmak eziyet halini aldı ve sonra da tamamen bitti. Şimdi ilk olarak yürüyüşleri
gün içine yaydım. Bir yere gitmem gerekiyorsa arabayı almıyor yürüyorum bu da
sosyal medya ya da dijital bir uygulama kullanma süreme katkı oldu. Ve tabi bir
de yazmak. Konuştuğum pek çok kişi günlüğe yazı yazmanın kişiyi pozitif anlamda
etkilediğini, psikolojik olarak da katkı sağladığını söylüyor. Bunu henüz
yapmadım fakat kağıdı, kalemi ele alıp kişisel hedefleri yazmak, bugünü nasıl
geçirdiğini ve nasıl katkı olduğunu anlatmak ve ilerde bunlara bakmak sanırım
çok keyifli olurdu. Hayatımıza ne kadar
fazla ekran dışı aktivite sokabilirsek dijital detoks da o kadar etkili olacak
gibi.
Dijital minimalizmin bir kısıtlama değil de aksine daha
özgür bir yaşam hissi yarattığını söylemek isterim. Son 5-6 yıldır hayatımı
olabildiğince sadeleştirerek, bana gerçekten değer katacak alanlara yönelmeyi
seçtim. Bugün bu adımlardan biri de dijital minimalizm. Daha kendi adıma yolum
var ama ekran süremi azaltıp daha çok yaşamın içinde olmaya başladığımı görebiliyorum.
Kendi deneyimlerim ile yaptığım şeyler eğer ilgini çektiyse
bu yazıyı sevdiklerin ile paylaşarak onların da dijital dünyada sadeleşmesine
katkı sağlayabilirsin 😊
)%20(1).png)
Yorumlar
Yorum Gönder