Güneş Kremi Ama Hangisi?
Yazın yakıcı güneşi kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde etrafımdaki herkes de güneş kremi, faktör, güneşe çıkma saatleri ile ilgili sohbetler başladı bile.
20 faktör mü olsun, en iyisi 50 faktör almak mı derken kendimi derin bir deryanın içinde buluverdim. Başladım araştırmaya ve işte sonuç;
Yaz sıcağında güneşin altında yanımızdan ayırmamamız gereken bir şey var ki o da iyi bir güneş kremi. Peki bir güneş kreminin en iyisi olduğunu nasıl anlayacağız.
Herhangi bir kozmetik markete gidip rastgele ürün seçmek cildimizi yaşlandırabilir ve alerjilere sebep olabilir. Güneş kremi seçerken dikkat edilmesi gereken, SPF 30 ve daha üzeri olanları tercih etmektir. Güneş koruma faktörü (sun protection faktor) kelimesi bize ürünün UVB ışınlarına karşı etkinliği hakkında bilgi verir. Bu ışınlar cildimizin yanmasına sebep olur. Özellikle sizde benim gibi çok açık bir ten rengine sahipseniz kesinlikle 30 ve üzeri SPF içeren ürünleri tercih etmelisiniz.
Güneş kremi alırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da etiketin üzerinde hem UVB hem de UVA koruma faktörlü ibarelerin yer alması olmalıdır.
Güneş kremi seçerken içerik de çok önemlidir. Uzmanlar içeriğinde ETHYL HEXYL METOXY CİNNAMATE adlı UVB filtresi bulunan bu maddenin östrojen salgısını arttırdığını söylüyorlar. Bu da kadınlarda meme kanserine, erkeklerde performans düşüklüğü, ses incelmesi, erkek çocuklarında ise meme büyümesine sebep oluyor.
Güneşin içimizi ısıtmaya başladığı bu günlerde işe 30 SPF kremler kullanarak başlamanız tavsiye ediliyor. Esmer kişilerin güneş savunma sistemleri daha gelişmiş olsa da kullanılan güneş koruma faktörü en az 15 SPF olmalıdır. Ayrıca güneş kremi alırken cildin kuru, yağlı ve akneye eğilimli olmasına da dikkat edilmelidir. Güneş kremini her gün mutlaka güneşe çıkmadan 20 dakika önce kullanmak ve üç saatte bir yinelemek cilt kuruluğu, dolayısıyla da cilt yaşlanmasını engellemektedir. Ayrıca koyu kıvamlı güneş ürünlerinin koruma etkisi sıvı kıvamlı olanlara göre daha yüksek olabilmektedir. Bu tip sıvı ürünleri daha sık aralıklarla tekrarlamak gerekmektedir.
Güneşle ilgili bir diğer konu ise hayati D vitamini meselesi. D vitamini eksikliğinin kemik erimesine yol açtığını artık hepimiz biliyoruz. Peki hem 50 SPF güneş kremi kullanıp, hem D vitaminini nasıl alacağız?
Uzmanlar vücudumuzdaki D vitamini açığını kapatmak için mutlaka güneşlenmemiz gerektiğini söylüyor. Yazın güneş ışınlarının kanserojen etkilerinin arttığı 11:00- 15:00 saatleri arasında güneşten uzak durmamız, diğer saatler de ise sık sık ama kısa süreli 15-30 dakikalık güneş banyoları yapmamız öneriliyor. Böylece vücudumuz daha fazla D vitamini üretebiliyor.
Yapılan araştırmalara göre D vitamini eksikliği bazı kanserlere yakalanma riskini arttırıyor, kanserli hücrelerin çoğalmasına zemin hazırlıyor. Vücudumuz 200'den fazla doğal antibiyotik üretiyor ve bunlar D vitamini olmadan faaliyetlerini yerine getiremiyorlar. Bu da nezle, bronşit, sinüzit gibi hastalıklara karşı zayıf düşmemize sebep oluyor. Bir diğer enteresan nokta ise D vitamini eksikliği sebebiyle, kilo probleminiz varsa daha kolay kilo alıyor ve daha zor veriyorsunuz.
Bir tarafta D vitamini eksikliği, diğer tarafta cilt yaşlanması, cilt kanseri gibi sevimsiz sonuçlar varken kafam karıştı diyorsanız siz siz olun 30 SPF kreminizi sürmeden sokağa çıkmayın. 11:00-15:00 saatleri arasında ise kısa sürelerle, kömür karası olmak için değil vücudunuza D vitaminini üretmesine izin vermek amacı ile güneşe çıkın.
deniz

En iyi güneş kremi tavsiyelerini görmek için tıklayın : en iyi güneş kremi
YanıtlaSil